Türkü sözlerinde sık geçen doğa imgeleri, ilk bakışta betimleme gibi görünür. Gerçekte anlatının taşıyıcısıdır.
Dağ imgesi çoğunlukla engel anlamı taşır; aşılması gereken bir mesafeyi anlatır.
Yol imgesi ayrılık ve beklentiyle ilgilidir. Yolun görünmesi ya da görünmemesi, umudun ölçüsüdür.
Kuş imgesi haber taşıyıcıdır; iletişimin zor olduğu bir dünyada haberin ulaşma ihtimalini simgeler.
Su ve pınar imgeleri ise buluşma yerlerini anlatır; toplumsal hayatın gerçek mekânlarıdır.
Bu imgeler bilindiğinde türkü sözü, kopuk görünen dizelerden oluşan bir metin olmaktan çıkar.
Anlam kurulduğunda icra kararları da netleşir: hangi dizede yoğunlaşılacağı, nerede geri çekileceği belirlenir.
Kursiyer için pratik yöntem şudur: türkünün sözü okunurken her dörtlüğün ana imgesi kenara yazılır.
Bu kısa liste, eserin duygusal haritasını verir ve dinamik planı buradan çıkarılır.
Plan yapılmadığında bütün dörtlükler aynı yoğunlukta çalınır ve anlatı düzleşir.
Derslerimizde sözlü eserlerde dinamik planı, sözün imge haritası üzerinden kurulur.