Halk müziği repertuvarının en büyük bölümünü oluşturan sevda türküleri, ortak bir imge dağarcığı kullanır.
Bu dağarcık dar ama işlektir: bahçe, gül, bülbül, yol, pencere, mendil ve su tekrar eden imgelerdir.
İmgelerin sabitliği bir yoksulluk değil, bir dil ekonomisidir. Dinleyici imgeyi tanıdığı için anlam hızla kurulur.
Birinci yapı özelliği dolaylı anlatımdır. Duygu doğrudan söylenmez; bir doğa görüntüsü üzerinden aktarılır.
İkinci özellik karşıtlıktır. Çoğu türküde iki imge karşı karşıya konur ve anlam bu gerilimden doğar.
Üçüncü özellik ise nakarat yapısıdır. Anlatı dörtlüklerle ilerlerken nakarat sabit kalır ve duyguyu toplar.
Bu yapı icrayı doğrudan etkiler: nakarat her tekrarında aynı çalınmaz, kademeli olarak gelişir.
Uygulamada yaygın bir yaklaşım vardır: ilk nakarat sade, ikincisi biraz daha dolgun, üçüncüsü en dolu çalınır.
Bu kademelenme yapılmadığında eser, kendini tekrar eden bir dizi hâline gelir.
Kursiyer için bu, dinamik planı kurmanın en somut uygulama alanıdır.
Derslerimizde nakaratlı eserlerde tekrar planı çıkarılır ve her tekrar için ayrı bir yoğunluk belirlenir.