Halk şiirinde ölçü, hecelerin sayılmasıyla kurulur ve bu sayı ezgiyi doğrudan biçimlendirir.
En yaygın kalıplar sekizli ve on birlidir. Sekizli kalıp dört artı dört olarak bölünür ve hareketli ezgilere uygundur.
On birli kalıp altı artı beş ya da dört artı dört artı üç biçiminde durur; daha geniş, anlatıya yakın ezgiler doğurur.
Bu duraklar rastgele değildir. Sözün nefes aldığı yer, ezginin de soluklandığı yerdir.
Kursiyer için pratik sonuç şudur: bir türküyü çalarken sözü bilmek, cümle sınırlarını bulmayı kolaylaştırır.
Sözü bilinmeyen bir ezgide durak yerleri tahminle bulunur ve çoğu zaman yanlış yerde nefes alınır.
Çalışma yöntemi basittir. Türkünün sözü önce yüksek sesle, ölçüsüne dikkat edilerek okunur.
Ardından aynı ölçü elle vurularak tekrarlanır ve son olarak sazla çalınır.
Bu üç adım tamamlandığında ezgi, bağımsız bir nota dizisi olmaktan çıkıp sözle birlikte duyulan bir bütüne dönüşür.
Derslerimizde türkü çalışması, sözün okunmasıyla başlar ve ölçü sözden çıkarılır.